LGS'de Süre Yetmiyor mu? Soru Okuma ve Süre Yönetimi Rehberi

Tuğba ŞEKERCİOĞLU
Tuğba ŞEKERCİOĞLU Psikolog TR 27 October 2026
Optik form üzerinde soru işaretleyen ve masasındaki saate bakan 8. sınıf öğrencisi

Kısa cevap: LGS'de soru başına ortalama 1,5–2 dakika düşer. Süre yetmemesinin en yaygın nedeni bilgi eksikliği değil; uzun soru metinlerini yavaş ya da tekrar tekrar okumak, zor bir soruda takılı kalmak ve dikkatin sınav ortasında dağılmasıdır. Çözüm, deneme sonuçlarını süre açısından analiz edip okuma, dikkat ve soru seçme stratejisini birlikte çalışmaktır.

"Konuları biliyor, evde soruları çözüyor; ama denemede son 8–10 soruya hiç bakamadan süre bitiyor." 8. sınıf öğrencilerinin velilerinden ve öğretmenlerinden en sık duyulan şikâyetlerden biri budur. Yeni nesil soruların uzun metinleri, grafikleri ve çok adımlı yapıları, süre yönetimini LGS'nin en kritik becerilerinden biri hâline getirdi. Bu rehberde süre sorununun kaynaklarını ve sınav gününe kadar uygulanabilecek pratik stratejileri ele alıyoruz.

LGS'de soru başına kaç dakika düşer?

Son yıllardaki LGS yapısında sınav iki oturumdan oluşur:

OturumDerslerSoruSüreSoru başına
SözelTürkçe, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü, Yabancı Dil5075 dakika~1,5 dakika
SayısalMatematik, Fen Bilimleri4080 dakika~2 dakika

Bu ortalamalar her soruya eşit süre ayrılacağı anlamına gelmez. Türkçe paragraf soruları ve matematikteki çok adımlı problemler ortalamadan daha uzun sürerken, kısa bilgi soruları birkaç saniyede çözülebilir. Süre yönetimi, bu farkı bilinçli kullanabilmektir. Sınav yapısı ve süreler her yıl MEB'in yayımladığı güncel kılavuzdan kontrol edilmelidir.

LGS'de süre neden yetmez? 4 temel neden

1. Soru metnini yavaş ya da tekrar tekrar okumak

Yeni nesil sorularda öğrencinin işlem yapmadan önce uzun bir metni anlaması gerekir. Okuduğunu ilk okumada anlayamayan öğrenci metne geri döner ve her geri dönüş süreden çalar. Pek çok öğrencide süre kaybının en büyük kaynağı budur.

2. Zor soruda takılı kalmak

Tek bir soruda 4–5 dakika harcamak, o sürede çözülebilecek iki ya da üç kolay sorunun kaybı demektir. "Başladığım soruyu bitirmeliyim" düşüncesi, en pahalı süre tuzağıdır.

3. Dikkatin sınav ortasında dağılması

75–80 dakikalık bir oturum boyunca dikkati aynı düzeyde tutmak ciddi bir beceridir. Dikkat düştüğünde öğrenci aynı satırı birkaç kez okur, işlem hatası yapar ya da soru kökündeki "değildir" gibi kritik kelimeleri kaçırır.

4. Sınav kaygısı

Kaygı, çalışma belleğini meşgul ederek okuma ve işlem hızını düşürür. Saate bakıp "yetişmeyecek" diye düşünmek, kalan süreyi de daha verimsiz kullanmaya yol açar.

Deneme sınavlarını süre açısından nasıl analiz etmelisiniz?

Baba, 8. sınıf öğrencisi kızı ve eğitim koçu mutfak masasında çözülmüş bir LGS denemesini birlikte analiz ediyor

Deneme sonrası yalnızca doğru ve yanlış sayısına bakmak, süre sorununu görünmez kılar. Her denemeden sonra aşağıdaki tabloyu doldurmak, sorunun hangi halkada olduğunu ortaya çıkarır:

SoruSonuçSüre kaybının nedeni
Boş bırakılanSüre yetmedi / bilinmediSüre yetmediyse: hangi bölümde zaman harcandı?
YanlışSoru yanlış okunduOkuma ve dikkat
Yanlışİşlem hatasıDikkat ve kontrol
Doğru ama uzun sürdü3 dakikadan fazlaStrateji ya da okuma akıcılığı

Birkaç deneme sonunda tablo genellikle net bir örüntü gösterir. "Soru yanlış okundu" ve "uzun sürdü" satırları baskınsa, sorun konu eksikliğinden çok okuma ve dikkat becerisindedir.

LGS'de süre yönetimi için 6 strateji

  1. İki tur tekniği: İlk turda emin olduğunuz ve kısa soruları çözün; uzun sürecek soruları işaretleyip geçin. İkinci turda işaretli sorulara dönün.
  2. 90 saniye kuralı: Sözel oturumda bir soruda 90 saniyeyi geçtiyseniz ve çözüme yaklaşmadıysanız, işaretleyip ilerleyin.
  3. Soru kökünü dikkatle okuyun: Uzun metinli sorularda neyin sorulduğunu bilmek, metni amaca yönelik okumayı sağlar. "Değildir", "kesinlikle", "ulaşılamaz" gibi kelimelerin altını çizin.
  4. Yanlış cevabın maliyetini hesaba katın: LGS'de üç yanlış bir doğruyu götürür. Seçenekleri ikiye indiremediğiniz sorularda boş bırakmak çoğu zaman daha akılcıdır.
  5. Gerçek süreli deneme: Haftada en az bir denemeyi tam süreyle, sessiz ortamda ve tek oturumda çözün. Dikkat dayanıklılığı ancak gerçek süreyle gelişir.
  6. Kısa ara kontroller: Oturumu üçe bölün ve her bölümün sonunda kaç soruda olmanız gerektiğini önceden belirleyin. Saate sürekli bakmak yerine bu üç noktada kontrol edin.

Süre sorununun kökü: Okuma ve dikkat

Deneme analizleri çoğu öğrencide aynı sonuca işaret eder: Süre, işlem yaparken değil, okurken kaybolur. Soru metnini ilk okumada anlayan ve oturum boyunca dikkatini koruyabilen öğrenci, aynı bilgiyle çok daha fazla soruya ulaşır. Bu yüzden son aylarda yalnızca soru sayısını artırmak yerine, okuma akıcılığını ve dikkatin sürdürülmesini ayrıca çalışmak belirgin fark yaratır.

Bu becerileri geliştirmenin en verimli yolu; dikkat süresini, görsel takibi ve anlayarak okumayı kademeli olarak zorlaşan, kısa ve düzenli çalışmalarla birlikte çalıştırmak ve ilerlemeyi her hafta ölçmektir. Sınav hazırlığında dikkat ve anlayarak okuma çalışmalarının nasıl planlandığına göz atmak, bu yaklaşımı ders programınıza nasıl ekleyebileceğiniz konusunda fikir verir. Okuma hızı hakkındaki yaygın yanlışları ise hızlı okuma yazımızda ele aldık.

Sınav kaygısı süreyi nasıl etkiler?

Kaygı, zihnin bir bölümünü "ya yetişmezsem" düşüncesine ayırır ve okumaya, işleme kalan kapasiteyi azaltır. Bir sınıf ortamında yapılan bir çalışmada, sınavdan hemen önce birkaç dakika boyunca kaygılarını yazıya döken öğrencilerin, özellikle kaygısı yüksek olanlarda, daha iyi performans gösterdiği bulunmuştur. Sınav öncesinde uygulanabilecek basit adımlar:

  • Sınavdan önce 5 dakika, kaygılarınızı kâğıda yazın.
  • Sınav sırasında takıldığınızda 4 saniye nefes alıp 6 saniye verin; iki-üç tekrar yeterlidir.
  • Sınav haftasında uyku saatini sabitleyin; uykusuzluk dikkat ve çalışma belleğini doğrudan zayıflatır.
  • Denemelerde sınav günündeki saat ve koşulları taklit edin; tanıdıklık kaygıyı azaltır.

Dikkat dağınıklığıyla ilgili daha fazla öneri için ders çalışırken odaklanma rehberimize göz atabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

LGS'de soru başına kaç dakika ayırmalıyım?

Ortalama olarak sözel oturumda soru başına yaklaşık 1,5 dakika, sayısal oturumda yaklaşık 2 dakika düşer. Kısa sorularda kazandığınız süreyi uzun paragraf ve problem sorularına aktarmak en verimli yaklaşımdır.

Denemede süre yetmiyorsa ne yapmalıyım?

Önce süre kaybının nerede olduğunu bulun: soruyu okurken mi, işlem yaparken mi, zor bir soruda takılırken mi? Ardından iki tur tekniğini uygulayın ve okuma akıcılığı ile dikkati ayrıca çalışın.

LGS'de boş bırakmak mı, tahmin etmek mi daha iyi?

LGS'de üç yanlış bir doğruyu götürdüğü için tamamen rastgele tahmin genellikle kazandırmaz. Seçenekleri ikiye indirebildiğiniz sorularda işaretlemek, hiçbir fikriniz olmayan sorularda boş bırakmak daha akılcıdır.

Yeni nesil sorularda süre nasıl kısalır?

Soru kökünü önce okuyup metni amaca yönelik okumak, metindeki gereksiz ayrıntıları ayıklamak ve bu soru tipiyle düzenli pratik yapmak süreyi kısaltır. Okuduğunu ilk okumada anlama becerisi burada belirleyicidir.

Sınava kaç ay kala süre çalışmasına başlamalıyım?

Süre yönetimi en az birkaç ay boyunca düzenli deneme ve analizle gelişir. Bu yüzden sınava en az 4–6 ay kala tam süreli denemelere ve okuma-dikkat çalışmalarına başlamak önerilir.

Kaynakça

  • T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezî Sınav Başvuru ve Uygulama Kılavuzu (güncel yıl).
  • Ramirez, G. ve Beilock, S. L. (2011). Writing about testing worries boosts exam performance in the classroom. Science, 331(6014), 211–213.
  • Rayner, K. ve ark. (2016). So much to read, so little time: How do we read, and can speed reading help? Psychological Science in the Public Interest, 17(1), 4–34.
  • Smallwood, J. ve Schooler, J. W. (2006). The restless mind. Psychological Bulletin, 132(6), 946–958.
Tuğba ŞEKERCİOĞLU

Author profile

Tuğba ŞEKERCİOĞLU

Psikolog

TR

1977 yılında doğan Tuğba Şekercioğlu, 2000 yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Kariyeri boyunca ağırlıklı olarak özel gereksinimli çocuklarla çalışmaya odaklanmıştır. Psikoloji, Aile Danışmanlığı ve Nefes Terapisi alanlarındaki uzmanlığını harmanlayarak, başta Disleksi ve Otizm olmak üzere öğrenme güçlükleri ve bilişsel müdahale yöntemleri konusunda derin bir yetkinlik kazanmıştır.

Birey ve aile gelişimine bütüncül bir yaklaşımla odaklanan Şekercioğlu, bellek teknikleri ve dikkat geliştirme üzerine profesyonel eğitimler sunmaktadır. Nefes terapisini stres yönetimi ve odaklanma süreçlerine entegre ederek, bireylerin zihinsel ve duygusal dengelerini (regülasyon) sağlamalarına rehberlik etmektedir. Bilişsel süreçlerin yeniden yapılandırılması alanında uzmanlaşırken, aileler ve eğitimciler arasında farkındalık yaratmak amacıyla danışmanlık faaliyetlerini sürdürmektedir.